Ey sevgili aşkı muhabbet!
EY sen Allah'ın (c.c.) kelamının elçisi,sözlerin en güzeli,dinin en güzeli,yolların en güzeli dünya ve ahirette en güzeli olan Allah'ın (c.c.) nurundan yaratılmış EY KUTLU NEBİ!
Bu dini hayata geçirensin,Allah'a (c.c.) ve cennete götüren senin yolundan gidene ne mutlu!
Seni biz tanımasak ,anlamasak yolunu,amelini ,emirlerini yasaklarını sünnetini uygulamasak demekki biz seni tanımamışız veya tanıdığımız halde sana yönelmekten uzak durmuşuz.Sana en büyük sevgi ile yaklaşmak ne güzel çünkü sen ki kızlarını diri diri gömen,karanlıkta kalan insanlara bir aydınlık karanlıkta kalmışların ışığı görüp ona yönelmemek nasıl bir sapkınlıktır.Allah'tan (c.c.) uzaklaşan bir kavme ışık verip aydınlığa doğru,delaletten hidayete,sapıklıktan doğruluğa,kinden sevgiye,sahip ve köleyi bir seviyede hitap eden Ey sevgili hidayete erenlerin senin uğruna mallarını,canlarını hatta her daim anam babam sana feda olsun diyen o karanlığın aydınlığa doğru geliyor EY KUTLU EL-EMİN!
Ey sevgili yar! Seni biz şimdiki asrımızda sadece toplantılarda,anma törenlerinde anıyor hale geldik hayatımıza uygulayamadık sünnetini,tebliğini seni idrak edemeden tabi olmayı beceremedik aydınlığa giden yolunu karanlığa sürükleyen şaşkınlardan olduk.Oysaki sen bizim için en güzel örneksin.
''Sizin için Allah'ın (c.c.) rasülünde en güzel örnek vardır.''(Ahzab:21)
Biz sana layık ümmet olmayı dilerken yaptığımız hatalar hadsiz hesabsız günah defterimiz kabardıkça kabarıyor.Hani Deden Hz. İbrahim (a.s.)şöyle niyaz etmişti:
''Beni ve oğlumu putlardan tapmaktan uzak tut.''
Bir peygamber duasında biz neyiz ki bizim halimiz nice olur.Hani sen demiştin ya ey gönlümün habibi:
''Şirk karıncanın adımlarından bile gizlidir.''diye hani kim yapabilir bunu haydi söyleyin söyleyin gösterin kim yapabilir vah !vah! vah! biz ne kadar aciziz ...
Senin soyun ne güzel bir soy iken sonraları o şirki ilk kavmine sokan cehennemde bağırsakları sürünürken gördüğün Amr b. Luhay El Hurza-i değilmiydi.Ama yazık yazık şimdi nicelerinin bağırsakları sürünüyor.Sen merhamet et günahlardan Allah'ım sana sığınırım! Şefaat eyle EY KUTLU MAHMUD!
- Şüphesiz sen insanlara ben kimim?
-Sen Allah'ın (c.c.) Rasülüsün,
Allah (c.c.) seni yarattı yarattıklarının en hayırlılarından,
Allah (c.c.) yarattıklarını iki kısma ayırdı seni en hayırlılarından,
Allah (c.c.) kabileleri ayırdı seni en hayırlılarından,
Allah (c.c.) evler aileler verdi senin en hayırlılarından,
Sen Ey Allah'ın (c.c.) Rasülü sen en hayırlı olanısın,
Senin doğduğun gece yıldızının belli olduğu ve o Ahmed (a.s.) doğdu dendiği,Yetimliğinin üstüne öksüzlüğün çok uzak değildi.Bir mezar başında ağlıyor,ağlıyor ağlıyordun.Seni ağlatan neydi acaba?
Bu mezar Vehb kızı Amine'nin idi.Seni bu kadar ağlatan ne idi diye sordular sana:
-''Burayı ziyaret etmek için Allah'tan (c.c.) izin istedin verildi,istiğfarda bulunmak istedin bu izni vermedi ve o zaman annenin şefkati sana ulaşmıştı.Onun için ağlıyordun ve sahabe seni hiç bu kadar çok ağlarken bir daha görmedi.Gözün yaşının bir damlasına kurban olayım EY KUTLU EFENDİM!
Ey sevgili sen Hz. İbrahim'in (a.s.) duası,Hz. İsa'nın (a.s.) müjdesi idin.Sana taşlar selam verirdi.Sadık rüyalar görür ve ertesi gün vuku bulurdu.Sana yalnızlık sevdirilip Hira dağına çekilirdin.Sen bir ümmi iken ikra ikra ikra oku oku oku Alak suresini okudun o kadar çok korkmuştun ki kalbin titriyor örtüne bürünüyordun.
-''Başıma bir iş gelmesinden korkuyorum .''diye vahyin dehşetinden Hz. Hatice'ye (r.a.) arzettin o mübarek eşin yaşı ilerlemiş amcaoğlu Varaka'ya başvurdu bu nedir diye o dedi ki:
-''Bu Hz. Musa'ya (a.s.) inen namusu ekber'dir.Cibrildir(a.s.).Keşke genç olsaydım da seni kavmin sürgün ettiklerinde yanında olsaydım.demesiyle:
-''Onlar beni sürgün mü edecekler?
deyişin yurdundan atılacağını zaten o zaman bildin.Sana en büyük teselli Hz. Hatice (r.a.) annelerin en güzeli,eşlerin en güzeli,mü'mine'lerin en güzeli Rasülün gülü,ve dünyadayken cennette incilerden süslenmiş bir ev ve içinde yorgunluk ve gürültünün olmadığı bir ev ne güzel mübarek eş,sen hakettin orada gürültü ve yorgunluk yok ki sen ki Rasülü desteğinle yormamış,o nebiye sesini yükseltmemiş gürültü yapmamış,eziyet vermemiştin.Sen ey mübarek anne ve EY KUTLU EŞ!
Ya Muhammed (s.a.v.) seni gören gözlere ne mutlu,seni görmek isterdim.Senin meclisine katılmak ve yüzüne hayran hayran bakmak isterdim.Hani birgün Hz. Ebu Bekir,Hz. Ömer,Hz. Osman,Hz. Ali sırasıyla teker teker gelmişlerdi yanına onlar aç idiler yiyecek birşey yok idi ama senin yanına gelince açlığını unutmuşlardı. Senin meclisinde bulunupta güya senden yana olduklarını söyleyen oysa senden rahatsız olanlar yok mu? Bu münafıklar senin ve Allah'ın(c.c.) söylendiği mecliste sıkılır da bunun cezası olarak Allah (c.c.)o münafıklara bırakır mıydı?O münafıklar burunlar üzerinden cehenneme sürüklenirler.Şimdilerde ise öyleleri halen var senin ve Allah'ın (c.c.)bahsedildiği meclislerde sıkılıyorlar niçin mi? İcabet etmedikleri ,hayatına uygulamadıkları seni geçmiş bir zamanın insanı olduğun için şimdi farklı imiş teknoloji devri diye, oysaki sen alemlere rahmet ve kıyamete kadar olan zamanın son peygamberisin onların işine gelmiyor ki hesabına nasıl geliyorsa öyle yaşam sürüyorlar.Eziyeti,sıkıntıyı,zulümü işkenceleri çeken sen ve etrafındaki güllerdi suçları EHAD ,EHAD,EHAD demek miydi?Allah'ın (c.c.) tek bir ilah olduğunu ilan etmek miydi bunca zulümler?Oysa ki şimdi biz sizin çektiklerinin bir dirhemini bile çekmeden halimizden şikayetçi ve sefasını sürüyoruz getirdiğin dini anlamıyla yaşayamaz olduk bunun utancını yaşıyor ve yüzümüzü nasıl vereceğiz Allah'a ve sana EY KUTLU RASÜL!
Hani birgün sen Kabe'de namaz kılıyordun kahrolası kahroldu da müşriklerin başı Ebu Cehil :
-Bunu bir daha namaz kılarken görürsem ayağımla boynuna bastırıp yüzünü toprağa bastıracağım, diye.
Nerde o cüret nerde o cesaret orada zırvalamaktan başka birşey yapamazsın ki:
-Hadi niye yapmıyorsun ?dediler ona
ama bir sıkıntı kalbini sıkıştırarak:
-Baksanıza önümde ateşten bir çukur içinde kanatlar var.
Evet eğer ki sen mel'un şayet cüret etseydin o mübarek Rasüle melekler seni Vallahi seni oracıkta parçalayacaklardı.
''Eğer sana yaklaşsaydı melekler onu paramparça ederlerdi.''(El- Alak 6/19)
Ukbe b. Ebi Muayt elbisesinin eteğini boynuna dolamış seni boğacaktı ki Hz. Ebu Bekir (r.a.) geldi ve o müşriği uzaklaştırdı ve:
-''Rabbim Allah'tır(c.c.) dediği için mi bir adamı öldürüyorsunuz?Oysa o size Rabbinizden kanıtlar getirmiştir.''(El Mü'min'un 28)
Ya Muhammed (s.a.v.) sana nasıl kıydılar.Yine o müşrik guruhlar birgün yine sen Allah'a (c.c.)olan ibadetini namazını kılarken alay ederek orada bulunan devenin işkembesini pisliğini atmışlardı mübarek başına elleri kırılasıcılar Allah'a (c.c.)yönelmişken bile sana rahat vermiyorlardı.İki gözünün nuru Fatıma (r.a.)gelince yanına pislikleri temizledi mübarek başından ve sen sabreden peygamber son hadde gelmişti Allah(c.c.) ile arasına girenleri ve bu pis bir cürette bulunanı Allah'a (c.c.) şöyle şikayet etmiştin:
-Ey Allah'ım (c.c.) şu Kureyş guruhunun hakkından gel! Allah'ım Ukbe b. Ebi Muayt'ın hakkından gel! Allah'ım Ebu Cehl Hişam.'ın hakkından gel! Allah'ım Utbe b.Rebia'nın hakkından gel! Allah!ım Ubey b. Halef'in hakkından gel! Allah'ım Ümeyye b. Halef'in hakkından gel!
Sana niye bu kadar işkence sen sadece Allah'ın (c.c.)tebliğini verdiği emri yerine getiriyordun diğer peygamberlerde senin gibiydi,sen onlardan bir ücret istemiyordun ki.Hakkı söyleyince mi hor görüp alay ediyorlardı mecnun,şair,büyücü ve deli diyorlardı.Bu da yetmezmiş gibi seni himaye eden amcan ve kutlu eşin vefat edince senden ve Ashab'ından herşeyi yasaklamışlardı dayanılmaz hüzün yılları gelmişti perişan olmuştunuz ki öz vatanınızdan sürüklenmeye mecbur edildiniz.
Bu o müşriklere kaldı mı sandınız?Kalmadı.Bu ah onlara kalırmıydı?Hayır kalmadı.Her kim Allah'a(c.c.), peygamberine,dinine dil uzatıp girişimlerle hakaret edenlere hak oldu ceza ve ağır ödemişlerdi ve onlara acıların azapları yakındı ,
Bedir gününde O yedi kişi de cehennem'in dibini boyladılar ve o cesetleri bir kuyuya attılar birisi vardı ki (Ubey veya Ümeyye) iri cüsseli olduğu için parçalanarak atıldı kuyuya ALLAH'U EKBER! ALLAH'U EKBER! ALLAH'U EKBER!
Uhud'da acı bir gündü yad edince gözünün dolduğu Uhud'da bir ders,Uhud'da şehid çok, ne acı gündür ve şehidleri düştükleri yerde namazlarını kılmadan, elbisileriyle oracıkta gömdünüz seneler sonra vefatına yakın o mübarek şehidlerin namazını kıldın ve onlara bir özlem ile veda eder gibi ...
Bir keresinde Uhud'da geçerken:
''-Ben ümmetimin tekrar puta tapmayacığına eminim ,ama dünya malına tapacağından korkuyorum, demiştin.''
Bir hendek günü ne zor günlerdi Medine soğuk Medine ayaz,bir yandan Medine'nin içinde olan yahudilerin oyunu,bir yandan gelecek olan müşrikler bir yandan da açlık ne zor günler. Hendek kazılırken bir kaya çıkar ama nasıl kırılacak bu?
-''Ey Allah'ın Rasülü bir kaya çıktı karşımıza ne yapalım kıramıyoruz.?
Rasülü Ekrem (s.a.v.) indi hendeğe ve üç vuruşta toprak ettin o kayayı ne büyük bir acı ki o hendeği kazarken o kayayı kırarken üç gün boyunca ağzına bir lokma girmemişdi de midenin açlığını hissetmemen için karnına taş bağlayan Ey Allah'ım nasıl Hz. Muhammed'in açlıktan karnına bağladığı taşı düşünmeden biz ise azığımızı çöplerde buluyoruz.İsraf desen diz boyu tıkınmak ise bir o kadar zamanımızın hastalığı ve o TOKLUK O KADAR RAHATSIZLIK VERİYOR Kİ hazmetmek için ilaçlara başvuruluyor oysa ki sen ve kutlu Ashab'ın bir lokmayla güçlü olacaktınız. Allah'ım (c.c.)Sen şayet kurt kuş olmasa bizim başımıza yağmur yağdırmazsın.Hatamız çoktur!AFFEYLE BİZİ YARAAAAB!!!
Hani şöyle demiştin ya Nebim:
-''Muhammed'in (s.a.v.) nefsi elinde olana yemin ederim ki,sizden biriniz beni göremeyeceği bir gün gelecek,beni görmek onun için tüm ailesi ve mallarından daha sevimli olacaktır.''
Ne güzel bir müjde!Biz seni görmeyi çok arzuladık ,rüyalarımızda seni görmekle avunduk ama bu hasret bizi bir harap etti ,seni görmek ,sana dokunabilmek ,senin kokunu alabilmek her daim yanında olsak ve mecliste geçen vakti bilmeyenlerden olsak çünkü senin yüzüne bakarken dünya kopsa bile kendimizde olamazdık ki.EY KUTLU YAR!
Nasr Suresi indi ve rengin sararıp soldu,''Allah'ın (c.c.)yardımı ile insanların akın akın dinine girdiklerini gördüğün vakit''(NASR SURESİ)
bu ayet senin tebliğini sonu ecelinin yaklaştığını bildiren Ayetti.
Hastalandın son ana kadar ibadetini bırakmadın.Vefat edeceğin günün sabahı biraz hafiflik hissederek yatağından kalkıp uzun cihad ve sabrın meyvaları olan Ashabına veda bakışları ile bakmıştın.Sahabeler tamam Rasülallah (s.a.v.)iyileşti diye sevinçten deliye dönecek gibi olmuşlardı.Oysa ki sen onlara Havz ve cennette buluşmak üzere son bakışın olduğunu anlamamışlardı eğer anlasalardı üzüntüden kahrolurlardı.Elini içinde su bulunan kaba sokuyor ve yüzüne sürüyor,hastalığının ve ölümün verdiği hararetle serinlemeye ve Refik-i A'la'ya diyordun ve bu sözü kabzoluncaya kadar devam ettirdin.En yüce dosta diye. İki gözünün nuru kızın Fatıma(r.a.) :
-Vah babacığım! Ne ızdırap çekiyor? diye ağlayınca :
-İki gözümün nuru kızım artık son baban bundan sonra hiç bir sıkıntı görmeyecektir.Merak etme!
Hz. Fatıma (r.a.)mübarek babası vefat ettiğinde:
-Babacığım kendini çağıran Rabbine icabet etti,babacığım son durağı Firdevs cenneti oldu! EY KUTLU PEYGAMBER!
Nasıl dayanır bu yürek,nasıl dayanır bu ayrılığa,bir kütük bile senin ayrılığına dayanamayıp inlerse bizler ümmetin olarak nasıl dayanırız bu ayrılığa Fatıma (r.a.) Zeyd'e (r.a.)demişti ya:
- Babamın üzerine nasıl toprak attınız?
Zeyd mahzun! Zeyd kederli! Ashab kederli, bütün kainat kederli amöa onun ile buluşmak var mahşerde ve cennette hiç bir yürek dayanmaz ama o sevdiğine kavuştu.
Allah'ım onunla dünya güzel,onunla yıllar güzel ,onunla acı güzel ,onun nesli güzel,onun yılları güzel bereketli olmuştu.Seninle EY aşkı Muhammed!hani Ebu Bekir(r.a.)dostun senin yüzüne bakarak yaşamında güzeldin ,ölümünde de güzelsin diye ÖPTÜ! ÖPTÜ! ÖPTÜ SENİ...
Ne güzel bir sevgilisin ,ne güzel bir muhabbetsin ,ne güzel bir dostsun Kıyamete kadar senin sevgin yaşamıştır ve yaşayacak!!!!
NE MUTLU SANA AŞIK OLANA
NE MUTLU SENİN YOLUNDA OLANA
NE MUTLU SANA KAVUŞMAYI ARZULAYANA
EY KUTLU PEYGAMBER MUHAMMED MUSTAFA!!!
Allah'ın salat ve selamı onun ve ailesinin üzerine olsun.....
gullerderya-hacer